|
Yazar Administrator
|
|
Pazar, 15 Haziran 2008 |
Bilmecelerimiz
01) Ağızı haho, deliği vizo, zaçada ziço, zaçada ziço Küp
02) Alaca bulaca, çıkar ağaca Fasulye
03) Altı kül, üstü kül, içine bir sarı gül Pilekide Mısır Ekmeği
04) Alttan yer, Ustten çıkarur Rende
05) Altı çeğnem, usti çeğnem, içinde bir garip nenem Ekmek
06) Babası eğri büğrü, annesi yavan kadın, kızı güzeller güzeli, oğlu sohbetlerde gezer. Asma, Yaprak, Üzüm,
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (17) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 12344 |
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Administrator
|
|
Pazar, 15 Haziran 2008 |
ÖLÜM VE SONRASI İLE İLGİLİ ADETLER
- Cenaze törenlerini hocalar yönlendirir.
- Eğer durum ağırlaşmış ve yapılacak bir şey kalmamışsa, hoca çağrılır, son nefeste Kur'an ile gitmesi sağlanırdı.
- Ölüm
yaşlılar için doğal karşılanır, çocuk ve genç ölümleri derin iz
bırakırdı.Bu gibi durumlarda halen devam eden ölünün arkasından destan
yazma geleneği vardır.
- Ölen kimsenin ağzının açık kalmaması için bir bez parçasıyla ağzı bağlanır.Üzerine şimemesi için bir bıçak konur.
- Ölüm olayı yakın köylere sela, uzaklara telefon veya telgrafla bildirilir.
- Cenaze genelde, ertesi gün gömülür. Bundan maksat uzakta olan yakınlarun gelebilmesi içindir.
- Genellikle öğle namazı sonrası, yakınların yetişememe durumunda ikindi namazından sonra defin işlemi olur.
- Ölüye dargın olanlar dahi cenaze törenine katılır.
- Ölünün
başında ağıt yakılır. Ağıtlarda sınır olmaz. Ölenin ardından
iyiliklerinden, yaşadıklarından gelişigüzel sesli olarak bahsedilir.
Bunu kadınlar çoğunlukla yapar.
- Komşular devreye girer, ölü sahiplerini teselli ederken geleni gideni ağırlar, uzaktan gelenlere yemek veririler.
- Ölünün hazırlanması, cenaze önce ve sonrası işlele hep komşular uğraşır.
- Yıkanıp tabutla musllaya konan mevtanın yüzüne isteyen bakabilir.
- Cenaze namazına tabut omuzda götürülür.
- Her ailenin kendine ait mezarlığı olduğu gibi köyün ortak mezarlığıda vardır.
- Ceset özenle hazırlanan mezara tabutla veya kefenle konur.
- Ceset
gömülürken Kur'an okunur. Cenazeye gelen çocuklara bisküvi, şeker,
fakirlere ve ihtiyacı olanlara havlu, namazgah, Kur'an-ı Kerim, dini
bilgiler ve para verilirdi.
- Bazı yerlerde ölenin günahlarını affı için devir denilen dini bir tören yapılırdı.
- Defin akşamı ölü evinde Kur'an okunur. Bazı yerlerde de ölünün yıkanmasından gömülmesine kadar ki süre de hatim yaptırılır.
- Belli aralıklarda mevlit okutulur.
- Ölü yakınları uzun süre yalnız bırakılmaz, ziyaret edilir.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (9) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 967 |
|
Son Güncelleme ( Pazar, 15 Haziran 2008 )
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
Pazar, 15 Haziran 2008 |
DOĞUM VE SONRASI İLE İLGİLİ ADETLER
- Evlililiğin ilk devrelerinde gelinin hamile kalması istenirdi.
- Hamile kalmaması durumunda telaş düşülür, hata varsa bunun gelinden kaynaklandığı düşünülürdü.
- Hamile kalınması için okutma dahil her çareye başvurulurdu.
- Birkaç sene içinde eğer gelin hamile kalmazsa, anlaşılarak ya boşatılır, ya da üzerine kuma alınırdı.
- Eğer
hamil kalmışsa, oturmasına, kalkmasına, yemesine, içmesine kadar dikkat
edilir, bu arada bir çok batıl yöntem de uygulanırdı.
- Doğum zamanı köy ebesi çağrılırdı. Bebeğin çıpa'sını (göbek bağı) ebesi veya iyi huylu birisinin kesmesi istenirdi.
- İlk doğan sebinin erkek olması istenirdi. Şimdi de öyle ya.
- Çocuk doğar doğmaz sağ kulağına ezan ve sol kulağına kamet okunurdu.
- Doğum yapan anne kırk gün lohusa kalırdı.
- Çocuğa
genellikle büyüklerin ismi verilirdi. Daha çok ölen nine, dede veya
yakın tarihte ölmüş birinin ismi verilmesi halen devam etmektedir.
- Çocuk kısa bir süre kundakta kalır. Sonra beşiğe alınırdı.
- Nazarlanmasın diye çocuk uzun süre yabancılara gösterilmezdi.Gösterileceği zaman nazarlık takılır, yüzüne kara sürülürdü.
- Anne sütü olduğu müddetçe emzirilir. Sütten kesildikten sonra inek sütü verilirdi.
- Anne
sütü yoksa, ilk zamanlarda, süt anne aranırdı. Yakın çevreden herkes
çocuğu emzirir ona süt anne olurdu. Süt annelik yaygın bir uygulama
olup yer yer hala devam etmektedir.
- Süt çocuk, süt kardeşi ve ondan sonra doğacak çocuklarla "süt aşağı akar" diye evlendirilmezdi.
- Kız ergenlik dönemine kadar çember, daha sonra da keşan bağlardı.
- Erkek çocuklar ergenlik dönemine kadar mendil, yağluk, daha sonra da başlık ve abaniye bağlardı.
- Doğumdan
sonra kızın annesi tarafından peşuk alayı yapılırdı. Alay ekek evinde
olurdu. Alaya kızın ailesi ve yakınları katılırdı.Çocuk kız ise
kırmızı, erkek ise mavi beşik hediye edilirdi. Bu olay sadece ilk çocuk
için yapılırdı. Diğer çocuklar bu beşikle büyütülürdü.
- Alaya
katılanlar eşya ve hediye veririlerdi. Kundağa konulmuş paralar ise
çocuğu yıkayan ebeye hediye edilirdi. Ebeler çoğu zaman bu parayı almaz
çocuğa bırakırdı.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (9) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 12919 |
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 34 - 44 Toplam: 47 |