Adetlerimiz
EVLENME VE SONRASI İLE İLGİLİ ADETLER
- Evlilikler yakın çevreden yapılır, yakın çevrede kız yoksa dışarı çıkılırdı.
- Gelinlik kız komşu, akraba ve aile büyüklerince yapılırdı. Her ne kadar erkeğin görüşü alınsada son söz aile büyüklerindi
- Beşik kertme vardı. Ancak bu doğuda olduğu kadar zorlayıcı olmayıp, çocuklar büyüyünce evleme zorunluğu taşımazlardı.
- Kız arama da elçi denilen insanlar devreye girerdi.
- Kız seçimine çok önem verilirdi. Kızın soyu sopu araştırılırdı. Kız tarafıda erkeğin soyu sopunu araştırır, uygunsa verirdi.
- Kızın erkeğe gönüllü olması ve kaçma işini beraber planladıkları durumlarda olay fazla büyütülmez, zamanla örtbas edilirdi.
- Sevenlerin kavuşamama durumunda maraz denen ruh hastalıkları olurdu.
- Kız
istenmeden önce ondan büyük kız olup olmadığı araştırılırdı. Böyle bir
durum varsa kız istenmez, istense de büyük kız varken ufak kız
verilmezdi.
- Kızın bir başkasına sevdalı olup olmadığına bakılrdı.
- Kız daha istenmeden, yani iş resmiyete dökülmeden elçiler sayesinde iş halledilmiş olurdu.
- Kız
istenmeye gidilirken karşı taraf haberdar edilir, hazırlıklı olmaları
sağlanırdı. Erkek tarafı karşılanır ağırlanır. Bir müddet ordan buradan
konuşuldukjtan sonra asıl konuya girilirdi. "Allah'un izniyle,
Peyganberun kavliyle kizinuzi oğlumuz Temel'e istiyiruk" denirdi. Kız
tarafı kendini naza çeker, cevap vermek istemez, çay kahve, yemek ikram
edip konuyu dağıtmaya çalışırdı. Erke tarafı da israr eder "Kızı
vermezseniz ne yemeğinizi yeriz nede kahvenizi içeriz" derdi. Hayli
mücadele sonunda istekler sıralanır, kabul edilince de kız verilirdi.
- Kız
istendiğinde verilirdi. Çünkü söz önceden alınır ve kararlaştırılmış
olurdu. Söz alınmadan kız istendiğinde, istenmedik olaylar olabilirdi.
Erkek tarafı soğuk karşılanır. Mazeretler uydurulur. Bazen de kız
görücüye çıkmazdı.
- Kız tarafı erkek tarfının
karşılayabileceği kadar başlık parası isterdi. Bu kıza harcanırdı.
Ayrıca kıza alınacak eşya ve altın tesbit edilirdi.
- Ara
kesildikten sonra (kızın sözünün alınması) olay hemen duyurulurdu. Bu
da erkek tarfının dılaru da hava ya kurşun sıkmasıyla olurdu. Peşinden
yemek yenir. Düğün günü belirlenir, ayrıntılar konuşulurdu.
- Ara
kesilirken kız tarfına verilen sözler düğnden önce yerine getirilirdi.
Bir alış veriş günü tesbit edilirdi. Genellikle Çarşamba günü olurdu.
Her iki tarfta birinci derece yakınlar olurdu.
- Takılardan
genellikle çok eskiden dilme fes, beşli, daha sonraları zincir,
bilezik, küpe, yüzük, saat, alyans, iğne gibi altın eşyalar alınırdı.
Daha sonra söz verilen giyim kuşam ve yerleşimle ilgili diğer eşyalar
alınırdı.
- Alınan eşyalar önce kız evine gönderilir, kızın
kendi hazırladığı eşyalarla birlikte sergilenirdi. Bu olaya "Bohça
Açıldı" denirdi. Perşembe'den Cumartesiye kadar açık kalır isteyen
gelir bakardı.
- Eşyalar evden çıkarken, kızın erkek kardeşi
yoksa bir yakını kapıyı keser ya da sanduğa otururdu. Kapı erkek
tarafının bir miktar para vermesiyle açılırdı.
- Cumartesi erkek evine getirilen eşyalar kız tarafınca yerleştirilirdi.
- Kına gecesi Cumartesi olup her iki taraftada yapılırdı. Misafirler horon eder, oynar, toplu halde kurşun sıkılırdı.
- O
gecede geline kına yakılır. Başka isteyenlerde var ise onlarda kına
yakardı. Bazen geline yakma işlemi Pazar sabahına bıraklıdığı da
olurdu.
- Erkek tarafı kına gecesinde şeker, fındık türü yiyecekler gönderirdi.
- Pazar
sabahı erkek tarafı kalabalık bir halde kızı almaya giderdi. "Duğunci"
denen bu grup yol boyunca sık sık silah sıkardı. Bunu duyan kız tarafı
da karşılık verirdi.
- Gelini evden genellikte damadın babası
veya ağabeyi çıkarırdı. Bu arada kapı kesilir bahşiş istenirdi. Yol
boyunca yer yer yol kesildiği olurdu. Geli evden çıkarken kurşun
sesleri ortalığı yıkardı.Bazı evlerdede ilahiler okunurdu
- Yol yakınsa gelin yaya, uzaksa at ile getirilirdi.
- Gelinin
evinden gelenlere ikram edilen lokumu damada ulaştıran
ödüllendirilirdi. Bu kimseye "müjdeci" denirdi. Müjdeciye ya para ya da
bir tepsi baklava verilirdi.
- Kız ve erkek tarafıı birlikte
kurşun ata ata gelinle birlikte erkek evine gelirdi. Bu gruba "alay"
denirdi. Kız ağlarsa, "Hem ağlıyalum, hem gidelum" denirdi.
- Kız
eve girmeden önce tatlı dilli olsun diye, elini bala tutturup sağ
parmaklarıyla kapının başına sürerlerdi. Zengin olsun diye başına bez
koyup para dökerlerdi.
- Kız tarfından birileri gelini içeri sokmaz.Bir şeyler isterdi. Buna "kapılık istemek" derlerdi.
- Gelin
odasına götürülür, oturtulur, yanında genellikle ablası veya yengesi
bulunurdu. Bazen de o mahalede yeni gelin olmuş birisi de olabilirdi.
- Düğün
akşama kadar devam ederdi. Bu arada sıksaray, sallama, atlama, titreme
gibi horonlar yapılırdı. Horonlar genellikle erkek erkeğe, kadın kadına
oynanırdı. Erkekler daha çok evin dışında veya avluda, kadınlar ise
evin içinde bir yerde oynarlardı. Erkekler kızlar bir arda oynadığında
kadınlar veya kızların kollarına ancak yakınları girebilirdi.
- Horonlar kaval, tulum, akordiyon, mozika (mızıka) nadir olarak zurna ve daha çok kemençe eşliğinde oynanırdı.
- Çoğu zeminde şairle atma türkülerle horona ayrı bir renk katarlardı.
- Bu arada erkek anaları da boş durmaz. Sağa sola göz gezdirir. Bir kız ararlardı.
- Yakın
komşuların yardımıyla misafirlere yemek verilirdi. Bu arada bazıları
bahşiş almak için yemeği engellerdi. Buna "sofra bağlama" denirdi.
- Hava kararamadan düğün alayı dağılır fakat kız tarafından bir kaç kişi bir müddet daha beklerdi.
- Gerdeğe girilmeden eğer önceden kıyılmadıysa " hoca nikahı" yapılırdı.
- Ev gerdeğe gireceklere bırakılır. Bir günlüğüne ev sakinleri komşulara kalırdı.
- Pazartesi
günü gelin erken kalkar ve ev işlerine konulurdu. Sözde uğursuzluk
getirmesin diye geline bir hafta süpürge tutturulmazdı. Bugün aynı
zamanda kız ve erkek tarafının birbirine bohça içersinde hediye verdiği
gündür. Bu olaya "bohça çıktı" denirdi.
- Düğünden bir hafta
sonra "yedi" olurdu. Yedi, kızın damatla babasının evine gitmesiydi.
Damat'a bu arada bazen ağra kaçan şakalar yapılırdı. Bu şakalrdan
korunmak için damadın yanında korumaları olurdu.
- Damat
sofraya oturduğunda sofra arkadaşları tarafından bağlanır. Kaynana
sofranın açılması ve damadın yemek yemesi için bahşiş verirdi.
- Yedididen birkaç gün sonra da kız tarafı erkek tarafınca devet edilirdi.
Favori olarak ekle (9) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 12469
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved |