| Fındık |
|
|
|
| Yazar Administrator | ||||||
| Pazar, 15 Haziran 2008 | ||||||
|
TÜRKİYE'DEN DÜNYA'YA EVRENSEL TAT Giresun Fındık bahçeleri birer “Altın Ocaklar” dır.Çünkü Giresun da insanların tek geçim kaynakları fındıktır .Bu neden ile Giresun da fındık altın değerindedir.Giresun un altını fındıktır.”Altın Ocaklar” Giresun cennetinde yaşayan insanlara hayat vermektedir. Fındığın “Altın Ocakları” a iyi bakılması için ”Fındık Tarım” yazı dizisini hazırlamış bulunarak insanların faydalanmasına sunuyorum.
FINDIĞIN TARİHÇESİ: Yaklaşık 5 bin yıldır bilinen fındığın vatanı Anadolu'dur. M.Ö. 400'de Pontus kıyılarından geldiği için Pontus Cevizi adını almıştır. Sicilya ve İspanya'ya Araplar tarafından götürülmüştür. Yeryüzünde 360-410 kuzey enlemlerinde kendine özgü iklim koşullarında yetişebilen fındık, deniz kıyısından en çok 30 km içeride ve 750-1000 metreyi geçmeyen yerlerde ürün vermektedir. Dünya yıllık fındık üretiminin %67-75'ı Türkiye'nin Karadeniz kıyılarında yapılmaktadır. İtalya, İspanya ve Amerika fındık yetiştiren diğer ülkelerdir. Türkiye'nin en çok yağış alan bölgesi Karadeniz'de arazi fazla eğimlidir. Toprağın yapısı ve iklim koşulları Karadeniz Bölgesi'nin önemli bir kısmında fındık dışında başka bir tarıma izin vermemektedir. Fındık, erozyon tehlikesiyle karşı karşıya olan bölgede verimli toprakların yok olmasını engelleyip çevreye olumlu katkı sağlamaktadır. Ayrıca bölgedeki fabrikaları doğal çevrenin bozulmasına neden olan fiziksel ve kimyasal atıklar ortaya çıkarmaz. Fındık tarımı genellikle küçük arazilerde ve aile işletmeciliği biçiminde yapılmaktadır. Türkiye'de yaklaşık 600 bin hektar arazide 400 bin çiftçinin fındık üretimiyle uğraştığı bilinmektedir. Fındık yetiştirildiği bölgelerde doğrudan ya da dolaylı olarak 8 milyon insanı ilgilendirmektedir. Bazı kaynaklar fındığın Anadolu'dan bütün dünyaya yayıldığını söyler. Bazı kaynaklar ise fındığın Orta Asya'dan Karadeniz sahillerine göçler yoluyla Türkler tarafından getirildiğini, daha sonra Avrupa'ya götürüldüğünü ifade eder. Bunun için de "Yağ Taşı - Yağmur Taşı" adlı efsane ile "Bugu Tekin" efsanesini kanıt olarak gösteririler. Bu efsanelerde, fındık ağacı kutsal olarak gösterilmekte, Tanrı'nın nurunun ilk defa fındık ağacı üzerine indiği bildirilmektedir. Fındık kelimesi Türkçeye muhtemelen Türkler 'in Anadolu'ya yerleşmesinden sonra girmiş olmalıdır. Kelime daha sonra Arap dilinde "bunduk" tarzında söylenmiş ve yerleşmiştir. Başta Hıristiyanlık olmak üzere bütün dinler fındığı kutsal meyve saymıştır. Dört bin yıl önce Orta Asya'dan getirilerek çevremizde yetiştirildiği anlaşılmaktadır. Ksenofon "Onbinlerin Ric'atı" adlı eserinde kapalı şekilde fındığa değinmektedir. Yunanlı hekim Dioscorides de Kitabü'l-Haşayış adlı eserinde fındıktan yapılan ilaçlardan bahsetmektedir. Fındığı Romalılar Görele'den İtalya'ya oradan da İspanya'ya ulaştırdılar. Fındık tarihe kutsal bir yemiş olarak geçmiştir. Eski Türkler'in din hayatında pek önemli bir yer tutan fındık, aynı zamanda barış ve esenlik sembolü sayılıyordu. Türkler gibi, başka bazı uluslar da fındığı kutsal sayarlardı. Yunanlıların ticaret tanrısı Hermes'in asası bir fındık dalıydı. Eski Romalılar da fındığa önem vermişlerdi. Düğünlerde, çeşitli şenliklerde, bir teke, fındık dallarına sarılıp yakılır, böylece tapınağa kurban edilirdi. Sihirbazların mucizeler yaratan sihirli değnekleri de aslında birer fındık dalıydı. Araplar'a göre elinde fındık dalı bulunan bir kimse, kendini bütün kötülüklerden koruyabilirdi. Fındığın kutsallığına inanan uluslar arasında İngilizlerle Fransızlar da vardı. İngilizler Noel sofralarında fındık bulundurmayı, sofrayı fındık dalları ile süslemeyi gelenek haline getirmişlerdi. İtalyanlar da fındık türlerine ermişlerinin adlarını vererek fındığın kutsallığını belirtmek istemişlerdir. Müslümanlarda da fındık önemli bir yer tutar. Din adamları fındığın bir cennet meyvesi olduğuna inanmışlardı. Adem babamız gökten yere indiği vakit, Tanrının emriyle 30 çeşit meyveyi de birlikte getirmişti. Bunların arasında fındık da vardı. İnsanoğlu yerleşik düzene geçip tarım yapmaya başladığından beri pek çok bitkiyi ekip biçmiştir. Fındık da bunlardan biridir. Karadeniz Bölgesi'nin iklim özellikleri, fındık için en ideal ortamı oluşturur. Fındık, kış aylarında çiçeklenen ve döllenen tek bitkidir. Dişi çiçeklerin çanak yaprakları "çotanak" adı verilen fındık kadehini oluşturur. Fındığın çeşitli türleri vardır. Ülkemizdeki kültür fındıkları,5-6 metre boylanabilir. 'Corylus Avellana' ile 'Corylus Maxima' türlerinin melezleridir. Ağustos ayında olgunlaşan fındıklar toplanıp kurutulduktan sonra, Eylül ve Ekim aylarında pazara getirilip satışa çıkarılır. Türkiye'de üretilen fındığın organize alımlarını, en büyük üretici birliği olan Fiskobirlik gerçekleştirir. Fiskobirlik, satın aldığı fındığı çeşitli işlemlerden geçirerek tüketime sunar.
Türkiye fındığın Anayurdu, Giresun da başkentidir.
Fındık Türkiye'den Dünyaya sunulan evrensel bir besin ve tat dır.
FINDIK ÜRETİM ALANLARI: a. İklim İstekleri: Fındığın iyi bir gelişme göstermesi ve bol ürün vermesi nemli için iklimin uygun olması gerekir. Ülkemizde fındık yetiştiriciliği bakımından en uygun iklim özelliğine sahip bölge Karadeniz kıyı bölgesidir. Yarı nemli, kurak iklim bölgelerinde fındık yetiştirilebilse de yağışın yetersiz olması mutlak surette sulamayı gerektirmektedir. Fındık Yıllık ortalama sıcaklığın 13-16 C olduğu yöreler fındık yetiştiriciliği için en uygun yerlerdir. Ayrıca bu yörelerde en düşük sıcaklığın –8, -10 C’yi ve en yüksek sıcaklığın 36-37 C’yi geçmemesi, yıllık yağış toplamının 700 mm’nin üstünde olması ve yağışın aylara dağılımının dengeli olması gerekmektedir. Aynı zamanda Haziran ve Temmuz aylarındaki oransal nemin de %60’ın altına düşmemesi gerekir. b. Toprak İstekleri: Fındık saçak köke sahip bir kültür bitkisidir. Bu nedenle kökleri fazla derine gitmez.Kök ancak 80 cm toprak derinliğine kadar ulaşabilmektedir. Toprak istekleri olarak fazla seçici olmamakla birlikte besin maddelerince zengin, tınlı-humuslu ve derin topraklarda iyi bir gelişme gösterir.
b) 2. Standart Bölge ( Karadeniz Bölgesi'nin orta ve batı bölümü) : Samsun, Sinop, Kastamonu, Bolu, Düzce, Sakarya, Zonguldak ve Kocaeli illeridir.
.
TÜRK FINDIĞI:
Giresun Kalite Fındık:
Tadı ve içerdiği yağ oranı ile yeryüzünün en üstün özellikli
fındığıdır. Giresun ile Trabzon'un Beşikdüzü, Vakfıkebir, Çarşıbaşı ve
Akçaabat ilçelerinde
Levant Kalite Fındık: Daha az yağ içerir. Trabzon ve bir bölümü ile Ordu, Samsun,Bolu, Sakarya, Zonguldak ve Bartın illerinde yetişir. Kabuklu Tombul Fındıklar: Tombul, Palaz, Mincane, Gök, Kalınkara, Kan, Cavcava ve Delisava (Çakıldak) fındığı çeşitleridir.
Giresun Tombul Fındığı:Ülkemizde
yetişen en önemli fındık çeşididir. Daha ziyade Giresun ilinde yaygın
olarak yetiştirilmektedir. Meyve kalitesinin çok iyi olması
uluslararası pazarlarda kolayca tutunmasını sağlamış ve Türk fındığı
dünya ülkelerince aranır duruma gelmiştir.Periyodisite özelliği
gösteren tombul fındık çeşidi iyi ve bakımlı bahçe koşullarında her yıl
düzenli ve oldukça yüksek verim vermektedir.
FINDIK BİTKİSİ EROZYONU ÖNLER:
FINDIK SAĞLIKLI ve TAT ENERJİ VEREN MEYVEDİR.
İnsanoğlu,
yerleşik düzene geçip düzenli tarım yapmaya başladığı andan beri birçok
bitkinin düzenli olarak ekim-dikimini yapmıştır. Fındık da bu
bitkilerden biridir. Türkiye'de fındığın on iki değişik çeşidi
yetiştirilmektedir. Fındığın genel bileşimindeki ortalama değerler,
bilimsel olarak saptanmıştır. Fındıktaki yağ yüksek oranda doymamış yağ
asitlerinden oluşmuştur. %60-70 oranındaki bu yağ, tamamen vücuda
yararlıdır. Fındık yağı vücut ısısının korunmasından yağda eriyen
vitaminlerin taşınmasına kadar birçok görevi yerine getirir. Fındık
yağındaki linoleik asit vücut tarafından üretilmez, dışardan alınır.
Linoleik ve oleik asitler kanda kolesterolün yükselmesini önler, kalp
ve damar hastalıklarına karşı koruyucu etki yaparlar.
FINDIK ve SAĞLIK :
Yağ
(oleik asit çoğunlukta olmak üzere), protein, karbonhidrat, vitaminler
(vitamin E), mineraller, diyabetik lifler, fitosterol (beta-sitosterol)
ve anitoksidant fenoliklerin özel bileşimleri nedeniyle insan
beslenmesi ve sağlığı açısından fındık, kuruyemiş çeşitleri arasında
önemli bir rol oynamaktadır.
KURU İÇ FINDIĞIN KULLANIM ALANLARI:İç fındığın % 80 çikolata sanayinde (kıyılmış, dilinmiş, öğütülmüş olarak) bisküvi, şekerleme, tatlı, pasta, dondurma yapımında kullanılır. İç piyasa ve ihracatta değerlendirilemeyen fındıklar, yağlık olarak kullanılmaktadır. Çerez olarak ta tüketilir.
FINDIK HAM YAĞININ KULLANIM ALANLARI:
FINDIK KULLANIM ALANLARI
Ayrıca fındık odunundan sepet , baston, sandalye, çit ve el aletleri yapımında faydalanılır. Bazı türleri park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Fındık yaprağı ile meyve zurufleri de, gübre olarak kullanılmaktadır. Üretim fazlası fındıklar yağlık olarak değerlendirilmektedir. Fındık ham yağı rafine edilerek yemeklik yağ olarak, fındık küspesi ise yem sanayinde katkı maddesi olarak kullanılmaktadır.
FINDIK YAPRAĞININ KULLANIM ALANLARI:
Ancak
son yıllarda fındık tanıtım komitesinin yaptırdığı reklamlarla iç
tüketimin % 15 civarında arttığı ve ciddi bir araştırma olmamasına
rağmen iç tüketimin 65-75 bin ton / kabuklu olduğu tahmin edilmektedir.
FINDIK TARIMI FINDIK YETİŞTİRME TEKNİĞİ: A-) ARAZİ veT0PRAK HAZIRLIĞI: Fındığın ekonomik ömrü oldukça uzun olup dikimden önce arazi ve toprak hazırlığının iyi bir şekilde yapılması gerekmektedir. Üzerinde tek yıllık bitkilerin yetiştirildiği arazilerde fındık bahçesi tesis edilebileceği gibi, çok yıllık bitkilerin yetiştirildiği araziler, eski ve yaşlanmış fındık bahçelerinin yenilenmesi şeklinde de fındık bahçesi tesis edilebilmektedir. Düz ya da meyilli olarak arazinin yapısına göre yöntemler farklılık gösterebilmektedir.
A-1)MEYİLLİ ARAZİLERDE BAHÇE KURULMASI: Arazinin
meyilinin %5’den fazla olduğu yerlerde muntazam bir dikimin yapılması,
yağmur sularının depo edilmesi, gübrenin yıkanıp gitmemesi, hasadın
kolay yapılabilmesi, budama, gübreleme ve mücadele gibi kültürel
uygulamaların kolay yapılabilmesi için arazinin teraslanması (sete
alınması) gerekmektedir. Arazinin meyil durumuna göre aşağıdaki
teraslama sistemlerinin bir tanesi uygulanır. 2. Hendek Teraslar: Arazi meyili %25-75 arasında ise hendek teras sistemi uygulanır. 3. Cep Teraslar: Arazi meyili %75’den fazla olduğu ve diğer teras sisteminin uygulanamadığı arazilerde cep teraslar uygundur.Teraslamadan sonra iyi bir toprak hazırlığında yapılması gerekmektedir . Toprak hazırlığında yapılan uygulamalar: A-2) DÜZ ARAZİLERDE BAHÇE KURULMASI: Yeni tesis edilecek fındık bahçesi için düz arazilerde uygulanacak toprak tesviyesi meyilli arazilere göre daha kolay olmakta, ancak taban suyunun düşük seviyede veya yüksek olmasına göre uygulamalarda bazı farklılıklar görülmektedir. * Toprak Analizi : Dikim öncesi toprakta eksik yada yetersiz olan besin maddelerinin anlaşılması ve toprağın asitlik durumunun tespiti için toprak analizi gerekmektedir.Temel gübreleme ve asitliğin uygun hale getirilmesi için tatbik edilecek olan kireç miktarının tayini bu analize göre yapılmalıdır. * Toprakta Kirizma: Toprağın derince işlenmesidir. Kirizma ile alt toprak kabartılarak havalanması sağlanır. Bu toprakta mikroorganizma faaliyetini artırıp su tutma kapasitesi de yükselterek toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının düzelmesine yardımcı olur. * Toprağın dinlendirilmesi: Fındıklık tesis edilecek olan arazide uzun yıllar çok yıllık bitki tarımı yapılmış ise toprak yorgunluğu söz konusudur. Toprak yorgunluğunun giderilmesi için bu araziler dinlendirilmelidir.
B. Çeşit Seçimi:
Fındık bahçesi tesis ederken üzerinde dikkatle durulması gereken
noktalardan bir tanesi de çeşit seçimidir. Bahçe içerisinde yer verilen
çeşitlerin; Verimli ve kaliteli olması, Bahçe içerisinde çeşit
standardizasyonunun sağlanması ,Ana çeşitlerin meyve C. Fidan Seçimi: Fındık kök sürgünü oluşturan bir bitkidir. Amaca uygun olan kök sürgünlerinde şu özellikler aranmalıdır: Sürgünlerde(Fındık fidanı,dikme.) Özellikleri : 1_Sürgün gözleri iyi teşekkül etmiş tomurcukları bulunan kök sürgünleri olmalıdır. 2_Düzgün sağlıklı hastalıksız güneş gören, pişkin, ve 1-2 yaşlı kök sürgünleri olmalıdır. 3_Kök teşekküllü iyi olan ve ocak içerisine yakın olmayan yerlerde gelişme gösteren kök sürgünleri olmalıdır. Bu özelliklere sahip kök sürgünleri seçilip köklere zarar vermeden çepin ile çıkarılmalıdır. Alınan bu kök sürgünlerine dikimden önce Dikim Budaması yapılmalıdır. Bunun için yaralı, bereli ve zedelenmiş olan kökler sağlam doku noktasından kesilmeli, uzun olan kökler kısaltılmalıdır. Fidanlar yaklaşık 35-40 cm. uzunluğunda ve bir göz üzerinden tırnak bırakılmadan, gözün ters istikametinden keskin bir makas ile kesilmelidir. Hazırlanan bu fidanlar bekletilmeden daha önce hazırlanan dikim çukurlarına dikilmelidir. D- Dikim Zamanı : Dikim için en uygun zaman sonbahar aylarıdır.Şubat ayları ve mart ayları sonuna kadar fındık fidanı dikilebilinir.
E- Dikim ve Terbiye Sistemleri :
Fındık yetiştiriciliği genellikle ocak dikim sistemine göre
yapılmaktadır. Bu sistem fındık üretim bölgesinde uygulanan geleneksel
dikim
- Ocak Dikim Sistemi :
Daha ziyade düz arazilere uygun olan bu dikim şekli meyilli arazilerde
arazi meyil durumuna göre teraslama yapıldıktan sonra uygulanmalıdır.
Ocak dikim sisteminde dikim çukurları dikimden en az bir ay önce 120 cm
çap ve 60 cm derinlikte açılmalıdır.
F- Budama Tekniği :
Dikimde fidanlara şekil kazandırılması ile başlayan budama, fındıkta
ekonomik verimlilik döneminin sonuna kadar yıllık sürgün gelişiminin
sağlanması, verimin BUDAMANIN AMAÇ ve FAYDALARI: 1. Dikimde fidanlara şekil kazandırılması ve ocak şeklin korunması sağlanması. Her ocakta 6-8 verim dalı olmalıdır. 2. Her yıl çok sayıda uzun sürgünler oluşturularak bol ve kaliteli ürün alınması için. 3. Aşırı büyüme gösteren dalların birbirine girmesi önlenerek bakımın daha kolay yapılabilmesini sağlamak için. 4. Hastalıklı, yaşlı, kuru, karaca kart ve ocak içlerine yönelen dal ve dalcıkların çıkarılması ile ocakların yayvan bir taç kazanmasını sağlamak için.
5.Fındık
fazla kök sürgünü vermeye yatkın bir bitkidir. Fındıkta her yıl kök
sürgün temizliği yapılmak suretiyle bunların besin maddelerini
sömürmelerini engellemek için yapılır. G- Budama Zamanı : Genel olarak fındıkta budama zamanı Sonbahar aylarıdır. Fındıkta budama dönemi sonunda yaprakların büyük bir kısmı döküldükten sonra yapılır.
Budamada kullanılan aletler şunlardır.
Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmış Fındık Bahçelerinde İlk beş yılda verilen terbiye sistemine göre şekil kazanan fidanlar verim çağına girer ve bu verimlilik 12. yaştan sonra en yüksek seviyeye ulaşır. Bu yüksek verimlilik genel olarak 20-25 yaşlarına kadar devam eder. Bu verim döneminde her sonbaharda kurumuş, kırılmış ve yaralanmış, hastalıklı, birbiri içerisine giren dallar ile öbür sürgünler ve verilen şeklin dışına taşan yıllık sürgünler budama makası ile kesilirler. 20-25 yaştan sonra yan dallar üzerindeki dalcıklar sıklaşır ve yıllık sürgün uzunluğunda kısalarak verimde düşme görülmeye başlar. İşte verimin düşmeye başladığı fizyolojik dengenin bozulduğu bu dönemde yıllık sürgün miktar ve uzunluğunu artırmak için mümkün olduğu kadar verilen şekle bağlı kalmak suretiyle 10 cm den kısa yıllık sürgünler ve yan dallar üzerindeki dalcıklarda seyreltme yapılır. Dal içlerine ve tacın dışına taşan uzun sürgünler kısaltılarak vegetatif ve generatif gelişmeye hız kazandırılır. Dolayısıyla bozulan fizyolojik denge yeniden kurulacak şekilde yıllık budama işlemleri ağırlaştırılarak uygulanır.
Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmamış Genelde üretici bahçelerinde tekniğe uygun dikim yapılmadığı ve bahçe terbiye sistemine göre kurulmadığından düzensiz dallanma oluşmaktadır. Bu tür bahçelerde budama uygulaması da yapılmadığından her yıl düzenli olarak verim de alınamamaktadır. Bu bahçelerde; 1- Ocaktaki ana dal sayısı istenilen sayının çok üzerindedir. 2- Ağaçlar Çok sık dikilmiş ve yaşlanmıştır. 3- Dikimde ana dallar arasında bırakılan ara çok dar tutulduğundan bir noktadan dallanma göstermekte, kökleri birbiri içinde gelişmekte, yüksekten dallanmakta ve dallar iç içe girmiş bulunmaktadır. 4- Ocak içleri kapalı olup havalanma ve güneşlenme yetersizdir. 5- Ocaktaki ana dalların gelişmesi düzensiz ve dallar arasında yaş farkı bulunmakta olup hasat sırasında dalların birbirine sürtünmesinden dal ve dalcıklar kırılmakta, mahsul gözleri de dökülmelidir. 6 - Hastalıklı, kuru, yaşlı dallar ile dip sürgünlerinin kesimi yüksek yapılmakta, ana kökler üzerinde bırakılan kök sürgünleri ile yıllardır üretime devam edildiğinden kökler kütükleşmiş ve fonksiyonunu yerine getiremez duruma gelmiştir. Bu tür bahçelerde budamadan önce ocaklar arasındaki aralık ve mesafeyi genişletmek amacıyla aralardan ocak çıkarılarak işe başlanmalıdır. Ocaktaki ana dal sayısı 6-8’e indirilmeli ve ocak içlerini açacak şekilde yanlara gelişme gösteren dallar bırakılarak yaşlanmış, kurumaya yüz tutmuş hastalıklı dallar ve üst üste gelişme gösteren dallardan bir ta nesi budama testeresi ile dipten kesilmeli ve kesim yerlerine aşı macunu sürülmelidir. Ocak boşluklarında kök sürgünleri geliştirilerek ocağın boş kalan kısımları doldurulup temizlenir. Ocakta bırakılan ana dallar tek tek elden geçirilerek budama makası ile iç içe girmiş, hastalıklı, kurumuş ve yaralanmış dal ve dalcıklar tırnak bırakılmadan kesilir. Ocak içlerine doğru gelişen sürgünler alınıp yanlara fazla taşan sürgünlerde tepe vurması yapılır. Yan dallarda almaşıklı, uzun ve kuvvetli gelişen sürgünler bırakılır. Kısa gelişen sürgünler kesilerek seyrekleştirilir. Böylece gübreleme ile birlikte bozulan fizyolojik dengenin kurulmasına çalışılır. Köklerde kütükleşme, ana dalların büyük çoğunluğunda karaca karta kaçma, sürgünlerde zayıflama ve dallarda çıplaklaşma söz konusu ise bu tür bahçelerin bozulan fizyolojik dengesini budama ve gübreleme ile sağlamak çok güçtür. Kök Sürgün Temizliği:Fındık kök sürgünü vermeye çok yatkın bir bitkidir. Gelişen kök sürgünleri ocağın besin maddesine ortak olmakta, dalların sıklaşmasına sebep olmakta, havalanma ve güneşlenmeyi engellemektedir. Bu nedenle üretim süresi boyunca dikilen ana dal sayısı sabit tutularak gelişen kök sürgünleri sonbaharda ve mayıs sonu haziran ayı başında olmak üzere yılda en az iki kez çepin ile temizlenmelidir. Ancak üretim süresi boyunca kurumuş kırılmış hastalıklı ve yaşlanmış dalların çıkarılması ile açılmış olan yönlere doğru büyüyen kök sürgünlerinden bir tanesi bırakılır ve geliştirilir. Böylece ocak içerisinde boşalan dalların yeri doldurulmuş olur. Dikimden itibaren fındık fidanlarının sağlıklı olarak gelişebilmesi iyi taçlanma gösterebilmesi ve verime yattıktan sonra da kaliteli ürün verebilmesi için gübrelemeye gerekli dikkatin gösterilmesi gerekir. Gübrelemeden beklenen faydanın sağlanması, toprakta hangi besin maddesinin noksan olduğunun ve noksanlık derecesinin belirlenmesi ile mümkündür. Gerek yeni dikim yapılacak, gerekse de verim çağında olan bahçelerde fındığın normal bir gübreleme ve bakımı yapılmalıdır. Gübreleme: Gübrelemenin faydaları; Bitkilerde Dal-Döl-Bal oluşturmaktır. Kaliteli verim almaktır,gelişme gösterebilmesi için ihtiyacı olan besin maddelerinin belirlenmesinde mutlaka toprak ve yaprak analizlerinin yapılması gerekmektedir.
1-Yeni Dikim Fındık Bahçelerinde Gübreleme: (0-5 yaş) : Toprağı organik maddece zenginleştirmek amacıyla dekara 3-5 ton çiftlik gübresi ve toprak analiz sonuçlarına 2-- Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinin Gübre ve kireçleme: Fındığın normal gelişebilmesi ve bol ürün verebilmesi topraktan aldığı besin maddeleri ile mümkün olmaktadır.Bu besin maddelerinden en önemlileri ise azot, fosfor ve kalsiyumdur. Diğer besin maddeleri de fındık için çok önemli olmasına rağmen bunlar önceki besin maddeleri kadar önemli değildir.Fındık bitkisi normal gelişmesini Ph’sı 5-7 arasında olan topraklarda sağlayabilmekte ve bol ürün verebilmektedir. Ancak fındık tarımı yapılan Karadeniz bölgesi toprakları genellikle asit karakterdedir. Toprakta kireç noksanlığının fındıkta meydana getireceği zararlar diğer besin maddelerinin alınamaması ve toprak yapısının özelliği ile direkt ilgisi olup yaprakların vaktinden önce sararmaları, tepe sürgünlerinde kurumalar, zayıf kök teşekkülü ve azot, fosfor, potasyum noksanlığında görülen arazların meydana gelmesi şeklindedir. Fındık ocağının etrafına açılan çukurlara uygun miktarda fosforlu ve potasyumlu gübreler karıştırılarak verilmelidir. Asit toprakların kireçlenmesi ile toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri düzeltilir. Toprağın havalanması, ısınması ve su tutma özellikleri de düzeltilmiş olur. Toprakta mikroorganizma faaliyetleri artar, bazı besin maddelerinin ayrışması ve bazılarının da toprakta tutularak yıkanıp gitmesine engel olur. Özellikle asit karakterli olan toprak bünyesini de fındığın gelişmesi için istediği normal Ph derecesine yükseltir. Fındık için genelde Kasım-Aralık ayları kireçleme için uygundur. Kireçleme işlemi 4-5 yılda bir toprak analizi yaptırılarak ihtiyaç olduğu taktirde tekrarlanmalıdır. Kireçleme fındık bahçelerine iki yöntemle uygulanır. Tavsiye edilen kireç miktarı bahçenin tamamına muntazam ve eşit olarak serpilerek köklere zarar vermeyecek şekilde mümkün olduğu kadar derin çapalanır. Yada ocakların dal iz düşümlerindeki 50-60 cm genişliğinde halka şeklindeki banda muntazam olarak dağıtılarak mümkün olduğu kadar toprak derinliğine çapalanır. Bu takdir de verilecek kireç miktarı birinci yönteme göre daha az olmaktadır. 3-Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinde Çiftlik Gübresi Uygulanması: Toprağa verilecek çiftlik gübresi ve benzeri organik gübreler toprağın verimliliğinin artmasına, toprakta besin maddelerinin tutulmasına, su tutma kapasitesinin ve katyon değişim kapasitesinin yükselmesine, toprağın havalanmasına ve işlenmesine, toprağın erken tava gelmesine olumlu etkiler yapmaktadır. Fındık bahçelerinde bu gübreler Sonbahar veya ilkbahar başında ocağın dal iz düşümüne halka şeklindeki 50-60 cm genişlikteki banda 30-40 kg kadar eşit olarak dağıtılır ve hemen toprağa çapalanır.
FINDIĞIN HASAT, HARMAN VE DEPOLANMASI Hasat :Hasata başlamadan önce fındık bahçelerinde genel bir temizlik yapılmalıdır. Onun için hasattan en az 5-10 gün önce bahçenin girinti adı verilen aletlerle temizliğinin iyice yapılması gerekmektedir Fındıkların hasat olgunluğuna geldiği bazı özelliklere bakılarak anlaşılmaktadır. Fındığın olgunlaşma belirtileri şunlardır: 1- Zurufların iyice sararıp kızarması kahverengine dönüşmüş olması. 2- Fındık tanelerinin zuruf içerisinde oynamaya başlaması 3- Sert meyve kabuğunun ¾ nisbetinde kızarması kırmızı rengi alması.Fındık iç meyvesinin kendine has sertlik ve tadını alması 4- Sağlam ve dolgun meyveleri taşıyan dalların sallandığı zaman mevcut meyvelerin ¾’ünin daldan dökülmesi fındığın hasat olgunluğuna ulaştığını gösterir. Fındığın en iyi hasat edilme şekli silkme suretiyle yerden toplanması ise de bölgede bu tür hasada imkan verecek bahçeler çok azdır. Bu hasat şeklinde fındıklar tam hasat olgunluğunda toplandığından randıman ve kalite iyi olduğu gibi dal ve dalcıklar ile gelecek yılın mahsulünü oluşturacak olan tomurcuklar da zarar görmemiş olur. Bölgede daha çok uygulanan hasat şekli daldan el ile toplamadır. Bu hasat şeklinde dikkat edilecek en önemli hususlar dalların birbirine sürtünmemesi, çotanakların dala birleştiği yerden tek tek koparılması ve gelecek yılın mahsulünü oluşturacak olan dal, dalcık ve tomurcukların dökülmemesi için sıyırma şeklinde toplama yapılmaması ve hasadı yapılan dalın dikkatlice yerine bırakılmasıdır. Fındığın Erken Toplanmasının Mahsurları: 1-Tam olgunlaşmamış çotanaklar daldan zor koparıldığından gelecek yılın meyve sürgün gözlerine tahrip edilerek zarar verilmiş olunur. 2-Harmanda fındık çotanakları zuruflar geç ve güç kururlar. 3-Patozlamada tekleme dediğimiz zuruflu fındık miktarı artar ve ayılama ve kurutma zorlamış. 4-Fındığın içi buruşuk olur kilo kayıpları çok olur randıman değeri düşer ekonomik kayıplar olur. 5-Erken toplanan fındıklar geç kuruyacağından Aflatoksin oluşur. Fındığı Geç Toplanmasının Mahsurları: Fındığın bir zaman toprak ile temas etmesi ve ayrıca kabuğunun da çatlaması sonucu fındıkta küf bulaşması artmakta ve Alfatoksin oluşmaktadır.Böylece fındığın kalitesi düşmektedir.
FINDIK HASATTINDA DİKKAT EDİLECEK KONULAR: Fındıklar uygun arazilerde ocaklar altına bez veya tenteler serilerek silkeleme yöntemi ile yerden toplanabilinir.Bu mümkün olmadığı takdirde silkeleme yöntemi ile yere dökülen fındıklar kesinlik ile anında hemen toplanmalıdır.Yerdeki fındık ertesi güne bırakılmamalıdır.Toprak ile uzun süre temas eden fındıklarda rutubet ve nem oranı artarak Alfatoksin oluşumu meydana gelir. Fındık yağmurlu havalarda toplanıp ıslak olarak çuvallara konmamalı ve çuvallarda bekletilmemelidir. İlk silkme yöntemi ile daldan düşmeyen fındıkların olgunlaşmasını beklemeli ve bir zaman sonra ikinci bir silkeleme yaparak toplanmalıdır.
Fındık
toplamada kesinlik ile naylon çuval kullanılmamalıdır.Hara sepet ve jüt
çuvallar kullanılarak harmana nakliyesi yapılarak kısa zamanda
boşaltılarak harmana serilmelidir. Toplanan fındıklar çuvallara
sıkıştırılarak doldurulmamalıdır.
8-Zuruflu
fındıkları; beton harmanlara 15-20 cm kalınlığında serip 4-5 saatte bir
çevirerek, güneşte 1-2 gün soldurulduktan sonra patoza veriniz. Bahçelerden
toplanan fındıklar arazinin durumuna göre aynı gün veya birkaç gün
sonra harmana getirilir ve harmanda 10-15 cm kalınlığında serilerek
zurufları kahverengi oluncaya kadar güneşte soldurularak ön kurutma
yapılır. Soldurma işleminden sonra fındıklar patozla zuruflardan
ayrılarak tenteler üzerinde ince tabakalar halinde güneşte kurumaya
bırakılır.
Harman : Fındığınıza göstereceğiniz ilgi ve özenin gelirinizi bir kat daha artıracağını unutmayınız. Harmanlarda ön kurutma soldurma dönemi alfatoksinin oluşumun en hassas zamanıdır.Bu dönemde fındıkta bulunan su hareketleri mutlaka kontrol altına alınmalıdır. Toplaman fındıklar ayni gün harmana getirilmeli ve ince bir tabaka halinde 10- 15 cm kalınlığında serilerek yayılmalıdır.Büyük yığınlar halinde bekletilmemelidir. Ön kurutma ve soldurma döneminde serili fındıklar sık sık duruma göre 2-3 saat ara ile karıştırılarak havalandırılmalıdır. Ön kurutma soldurma sırasında havalandırmak için karıştırılan fındıkların çatlamamasına ve kırılmamasına dikkat etmelidir. Çatlayan ve kırılan fındıklar çabuk çürür, tadı acılaşır ve küfler tarafından kolaylık ile bozularak alfatoksinler oluşur. Fındıklar ön kurutma ve soldurma döneminde yağışlardan 30-40 cm yükseklikte çardak yapılarak korunmalıdır.
Fındıkların zurufları kavsakların ayrılması patoz ile yapılacak ise fındıklarda ön kurutma soldurma işlemi mutlaka yapılmalıdır. Soldurma:Ön kurutma olarak bilinir.Harmanda soldurma dönemi alfatoksin oluşumunda en kritik dönemdir. Toplanan fındıklar ayni gün içerisinde harmana getirilerek harmana 10-15 cm kalınlığında ince bir tabaka halinde serilmeli yayılmalıdır.Serilen fındıklar hava durumuna göre sık sık karıştırılarak havalandırılmalıdır.Fındıklar büyük yığınlar halinde bekletilmemelidir. Soldurma ve fındık kurutmalarında havalandırma karıştırılmalarında ağaç ve tahta tırmıklar kullanılmalıdır.Fındıkların kabuk çatlamalarına ve kırılmalarına neden olunmamalıdır.Kabukları çatlayan fındıklar çabuk çürür,acılaşır ve küfler tarafından kolaylıkla bozulur. Fındıklar harmanda soldurma işlemlerinde yağışlardan korunması için çardak yapılarak korunmalıdır,ıslanması korunmalıdır. PATOZUN ÖZELLİKLERİ: Fındıkların patoz(Fındık Ayıklama Makinesi) den geçirirken kabuk çizilmemelerine,kırık ve çatlakların oluşmamasına çok dikkat etmelidir. Fındık kabuklarının büyüklüğüne ve fındığın çeşidine göre patoz elekleri uygun elek ile değiştirilmelidir. Patoz iyi ayarlanmalı fındık kabuklarını kırmamalıdır.Kırılarak kabuğundan ayrılan iç fındıklar(harman içi) dane fındığın içinden ayıklanmalıdır.Çünkü iç fındıklar küflerin oluşmasına ve bulaşmasına neden olmakta,dolayısı ile sağlam fındıkların kalitesini bozmaktadır. Fındık patozlama işi bitiminde patoz temizlenerek yağlama işlemleri yapılarak kapalı yerde korunmalıdır.
Harman yerine getirilen fındıklar 3-5 gün yığın halinde bekletilir. Daha sonra tırmık ile harman alanına 10-15 cm kalınlıkta bir tabaka halinde serilir. Güneşli havalarda tahta kürek veya tırmık ile her gün karıştırılarak 3-5 gün kurutulur. Belli bir miktar kuruyan bu fındıklar patoz denilen fındık ayıklama makinesina verilmek suretiyle zuruflarından ayrılırlar. FINDIĞIN HARMANDA KURUTULMASI. Ayıklanan bu fındıklar toprak harmanlarda bez, beton harmanlarda jüt ve bez tente kullanılarak 2-4 cm kalınlıkta serilirler Zurufundan ayrılan dane fındıklar hala yüksek nem içermektedirler.Bu yüksek nemin en fazla iki gün içerisinde % 5 nem derecesine kadar kurutulmalıdır. Patoz dan yeni çıkan tane fındıklar basit kurutma makinelerinde 20-25 saat içerisinde kurutulabilinir.Ancak kurutma sıcaklığı 40 C’ sıcaklığı geçmemelidir.Yüksek sıcak da fındık ani su kaybından dolayı tat ve kalitesi düşer.Fındık normal sıcaklık derecelerinde kurutulmalıdır. Fındığı kurutulacak harman temiz sert toprak ve beton düz veya biraz meyilli zemin üzerinde fındık güneşte kurutulmalıdır.Fındıkların toprak ile teması önlenmelidir.fındıklar jüt veya bez tente üzerine serilerek kurutulmalıdır.Fındık naylon zemin üzerine serilmemelidir. Fındıkların yağmurdan ıslanmaması için fındık ile örtü arasında en az 25-30 cm boşluk olacak şekilde çardak çadır yapılmalıdır.Fındığın üzerine direk doğrudan naylon örtü serilmemelidir.Fındık tarımında asla naylon malzemeler kullanılmamalıdır. Kurutma sırasında fındıklar sık sık ağaç tahta tırmık ile karıştırılarak havalandırılmalıdır.Fındıkların kırılmasını ve çatlamasına neden olacak hareketlerden kaçınmalıdır.fındığın üzerinde oturulmamalı ve yürünmemelidir. Kurutulan fındıkların içerisinde bulunan dal,yaprak taş ve diğer yabancı maddelerden ayıklanmalıdır.
Harmanda
kuruyan fındıkların çuvallara alınması günün serin akşam saatleri
seçilmeli,fındığın soğuması beklenmelidir.Sıcak fındıklar asla çuvala
alınmamalıdır.Fındığın taşınması ve depolanmasında jüt ve bez çuvallar
kullanılmalıdır.
FINDIĞIN DEPOLANMASI VE DEPONUN ÖZELLİKLERİ: Fındığın depolanmasında amaç fındığın kalitesini iyi korumaktır. Fındığın küflenmesini,renk tat lezzet ve aroma kalite kaybını önlemektir. 1- Depo olarak kullanılacak olan yer serin, kuru ve havalanabilir nitelikte olmalıdır. Bu şartlarda fındık en fazla 1 yıl özelliği bozulmadan muhafaza edilebilir. 1 yıldan daha uzun bir süre muhafaza için ısının 2-4.5 C ‘de ve nisbi rutubetin %55-60 arasında olması gereklidir. Isının yükselmesi acılaşmaya, nisbi nem oranının artmasın da küflenmeye yol açmaktadır. 2-Depo doğrudan güneş ışığı almamalı,nem yapmamalıdır. 3-Depo taban su baskınlarına karşı yerden yüksek tabanlı olmalıdır. 4-Depo üstü tavan ve çatılar akmayı,sızmayı önlemeli.sıcaklık değişimlerinde etkilenmeyi önleyecek şekilde yalıtımlı olmalıdır. 5-Deponun içerinden geçen su ve kanalizasyon boruları lavabo olmamalıdır. 6-Depo sıcaklığı 5-10 C’ derece olmalı,deponun ideal nemi % 70’in üzerinde olmamalıdır. 7-Deponun giriş ve çıkışlarında ilaçlı dezenfekte çukurları olmalı hijyenik ortam sağlanmalıdır.Giriş ve çıkışlar kontrollü olmalıdır. 8-Deponun kapı ve pencereleri zararlıların girişini önleyecek şekilde olmalıdır. 9-Fındık konulacak depolara önceden zararlılara karşı ilaçlanmalı ve temizlenmelidir. Ayrıca depolara böcek ve fare girişi engellenmeli düzenekler havalandırmalar yapılmalıdır. 10-Depo tabanı ızgaralı olmalıdır.Fındık çuvalları bu ızgaralar üzerine en fazla 10 çuval üst üstte konulmalıdır. 11-Depolanan fındık çuvalları ile duvar arasında ve istifler arasında en az 10 cm uzak mesafe olmalıdır.Çuvallar duvara temas etmemelidir. 12-Yığın halinde ve çok sayıda çuvallar üst üstde konularak depolanma yapılmamalıdır. Özellikle yığın halinde depolanan fındıklar havasız kalacağından küf oluşması meydana gelir fındığın kalitesi bozulur.Ayrıca aşırı basınç fındığın korucu zarlarına zarar vererek fındığın tadını lezzetinin acılaşmasına neden olur. Alfatoksinlerin oluşmasına ortam hazırlanılmış olunur.
Alfatoksin fındığın kalitesini bozmakta ve besin değerini düşürmektedir.Kalitesi bozuk fındığın ihracatı yapılmadığında ülke ekonomisi zarar görmektedir.Dış ülkelerde Ülkenin ticai itibarı düşmekte olup,bu durumda fındık üreticisinin geliri azalmaktadır.
Fındık üreticileri Alfatoksini önlerlerse,geleceğini garanti altına almış olurlar, Fındık üreticilerin geleceği için fındığın geleceği önemlidir.
FINDIK TARIM TAKVİMİNDE YAPILACAK İŞLEMLER: Modern tarım tekniklerine uygun olarak fındık ürününe uygulanması gereken zirai faaliyetler aylar itibariyle aşağıya çıkarılmıştır.
OCAK: Bu ayda, dişi çiçekler diğer adıyla karanfiller fındık dallarında kendilerini göstermeye başlarlar. Pulcuklarla örtülü bir tomurcuğun ucundan çıkan, çeşitlere göre kırmızı, bordo ve pembe renklerde değişen kıl gibi ince uzantıları olan bu dişi çiçekler, ileride birer fındık çotanağı olacaklardır.
Bol
ürün alınmak isteniyorsa, bu karanfillerin sağlıklı olmaları ve
soğuklardan etkilenmeden döllenmeleri gerekir. Bu bakımdan, kış
aylarında veya sonrasında gelen geç ilkbahar donlarına karşı bu aylarda
önlem alınmalıdır.
ŞUBAT:
Fındıklarda
dişi çiçekler yani karanfiller iyice olgunlaşmışlar, erkek çiçekler
diğer adıyla püslerde fenerlenmeye yani çiçek tozlarını yaymaya
başlamışlardır.
Bu
sıralarda, zarar yapmaya başlayan kozalak akarı’ nı ve kışı kozalak
içinde geçiren filiz güvesi’ ni yok etmek için kozalakların elle
toplanarak yakılması oldukça yararlıdır.
MART:
Bir
yandan; ” Mart’ın kapıdan baktırıp, kazma-kürek yaktırdığı” soğuklar
zaman zaman görülürse de havaların da toprağın da artık ısınmaya
başladığı, diğer bir deyişle canlıların kıpırdanmaya başladığı aydır
mart ayı. Mart ayında bütün tabiatın canlıların uyandığı hareketlendiği
zamandır.
Gübrelerin
çapalanarak toprağa karıştırılması ile hem gübrenin yararı sağlanmış;
hem de kışı toprakta geçiren çeşitli zararlı böceklerle kültürel
mücadele edilmiş olur. Çeşitli tomurcukların arasına girerek kozalak
veya fındık gülü adı verilen Fındık Kozalak Akarı zararlısı ile ilaçlı
mücadeleye de havaların sıcak gittiği yıllarda yine bu ay sonlarında,
yeni sürgünlerde dipten itibaren üçüncü yaprak geriye devrildiğinde
ilaçlı mücadeleye başlanır.
Sabahın
erken saatlerinde 10 ocak silkelenmeli ve en az 1 kışlamış ergin
düşerse ilaçlama dekara 8-10 lt su atılarak yapılmalıdır. Azotlu
Gübreleme geçmişse, bu ay içinde de kullanılabilir. Unutulmamalıdır ki,
doğan fındığı dalda tutmak ve onu beslemek insanların elindedir.
MAYIS : Bir çiftinin yaklaşık 200 meyveye zarar veren, fındığın en yaygın zararlısı olan Fındık Kurdu ile mücadele danelerin mercimek iriliğine ulaştığı bu ayda yapılır. Bunun için; sabahın erken saatlerinde dallar 3x3,5 metre boyutunda beyaz bir beze silkelenerek Fındık Kurdu erginlerine bakılır. Eğer her 10 ocak da en az 3 ergin böcek düşüyorsa kesinlikle ilaçlama yapılmalıdır. Fındık kurdu için çok çeşitli ilaçlar varsa da; gerek çevreye ve özellikle kuşlarla arılara zarar vermemek için sulandırılabilir ilaçlar kullanılmalıdır. İlaçlama ocağın tacını aşmayacak ve yaprakların altlarını kaplayacak şekilde yapılmalıdır. İlaçlanan bahçeye üç hafta hayvan sokulmamalıdır.
Tavsiye edilen azotlu (yazlık) gübrenin ikinci yarısı bu ayın sonlarına doğru ilk yarısındaki gibi (mart ayında) uygulanır.
TEMMUZ :
AĞUSTOS: Ancak; hasat ederken bir yıllık emeğinin karşılığını tam alabilmesi için, fındığının tam hasat olgunluğuna gelmiş olmasına önem vermelidir. Çünkü tam olgunlaşmadan hasat edilen fındıkların iç randımanı düşer, buruşuk oranı artıp depolanma süreleri kısalmaktadır. Daldan ve dalların silkelenmesiyle yere düşürülenlerin elle toplanmasıyla hasat edilen fındıkların harmanlaması ve depolamasında da kalitenin korunması için belirlenen şartlara uyulması hem üreticinin hem de ülkemiz ekonomisine sağlayacağı katkı unutulmamalıdır . SAYIN FINDIK ÜRETİCİLERİ:
Bir
yıllık emeğinizin karşılığını almak üzere olduğunuz bu günlerde
fındığınızı pazara daha kaliteli ulaştırabilmeniz dolayısıyla ülkemiz
fındığının hak ettiği değeri bulabilmesi, ihracatının devamlılık
göstermesi için;
8-Zuruflu
fındıkları; beton harmanlara 15-20 cm kalınlığında serip 4-5 saatte bir
çevirerek, güneşte 1-2 gün soldurulduktan sonra patoza veriniz. EYLÜL:
Harman zamanı geciken bazı yörelerde, ürünü sonbahar yağmurlarından iyi korumak gerekmektedir.
Fındık
hasadı tamamlandıktan sonra, fındık filiz güvesi mücadelesi de
yapılmalıdır. Bunun için yaprakların altında orta damar ile yan
damarların birleştiği üçgen girintilerde kahverengi lekeler bulunup
bulunmadığına bakılmalı, baktığımız 100 yaprağın 15’ inden fazlasında
araz görülüyorsa ilaçlama yapılmalıdır.
EKİM Bu aylar içerisinde kışlık gübre adı verilen fosforlu ve potasyumlu gübrelerin toprağa verilme zamanı da Ekim-Kasım aylarıdır. Genellikle 3 yılda bir verilen fosforlu gübrelerde, ocakların çevresinde dal izdüşümüne(dalların altına) gelecek şekilde 10-15 cm derinlikte açılacak 20-30 çukura atılarak kullanılmalıdır. Yine Mayıs böceği larvaları ile ilaçlı mücadele de eylül-ekim aylarında yapılır. Bunun için 50x50 cm ‘lik çerçeve ile bahçenin araz görülen 16 ayrı yerinde işaretleme yapılır, buralar 25 cm derinliğinde kazılır bir örtü üzerine alınan toprak incelenerek 1m ² de (4 çerçeve alanı) 3 adet larva varsa toprak ilaçlaması yapılmalıdır.
KASIM :
Mayıs
aylarında mücadele edilen virgül koşnili ile bu ayda da ilaçlı mücadele
yapılabilir. Öte yandan kurumuş dallar toplanırken dalkıran ile de
mücadele edilmiş olur. Kışı bol yağışlı geçen yörelerde çiftlik gübresi
bu aydan mart ayına kadar verilebilir. Unutulmamalıdır ki en iyi gübre
çiftlik gübresidir ve toprağa gerekli olan hemen her çeşit besin
maddesi bu gübrelerde vardır.
ARALIK Ürününüz bol, kazancınız güzel ve bereketli olsun.
FINDIK VE AFLATOKSİN
Günlük
yaşantımızda sık görülen ve hemen her çeşit gıda maddesinde üreyebilen
küfler, son yıllarda üzerinde önemle durulan bir araştırma konusu
olmuştur. Küfler, uygun koşullarda ham ve işlenmiş materyalde çoğalarak
bir yandan ürünün kalite ve kantitesini değiştirip bozulmasına neden
olmakta diğer yandan da insan sağlığı için az veya çok zararlı toksik
maddeler oluşturmaktadırlar.Funguslar (küfler) geniş bir grup olup
bunları halkımız; mayalar, pas hastalığına neden olan organizmalar,
bitkilerde çürümelere neden olan ve insan-hayvanlarda hastalık yapan
etmenler olarak bilirler. Ancak insanlarca gıda olarak tüketilen,
yemeklik mantarların da aynı gruptan olduğu pek bilinmez. Bu
organizmalar bitki, hayvan ve insanlarda birçok hastalığa neden olduğu
gibi her yıl tarımsal ürünlerin büyük bir çoğunluğunu da kayba
uğratmaktadırlar.
MİKOTOKSİNLER
Bunlar
bitki, insan ve hayvanlarda doğal olmayan ve zararlı biyolojik
değişmelere neden olmaktadırlar.Doğal koşullarda insanlar ve
hayvanlarda kitle halinde zehirlenmeler yapan en önemli mikotoksinler
ise Aspergillus, Penicillium ve Fusarium cinsi küfler tarafından
oluşturulmaktadır. Kimyasal yapısı belirlenen ilk mikotoksin
Aspergillus flavus ve Aspergillus parasitucus türleri tarafından
oluşturulan “aflatoksin” dir.
FINDIĞA KÜF BULAŞIM NOKTALARI VE KÜF OLUŞUMUNA ETKİ EDEN UNSURLAR
Ayrıca yağışın fazla olduğu durumlarda küflerin toplam sayısı artmaktadır. Bu nedenle özellikle yağışlı havalarda yere düşmüş gerek zuruflu gerekse zurufsuz fındıkların yerde fazla kalması önlenmelidir. KÜFLERİN FINDIKTA YAPTIĞI BOZULMA BELİRTİLERİ:
Küfler
fındıkta protein, yağ ve karbonhidratları enzimatik faaliyetlerle
parçalayarak gıdanın dokusunu değiştirmekte, yağ içeriğinin
azalmasına,serbest yağ asiti miktarının artmasına, proteinlerin
parçalanmasına, amino asit bileşiminde değişime, besin değerinin
düşmesine, renk değişimine, kötü koku oluşmasına, tat değişimlerine,
ağırlık kaybına ve toksin oluşmasına yol açmaktadırlar. Küfler sağlam
gıdanın içine de girebildiklerinden bakterilerden daha fazla zarar
vermektedirler. Yüksek nem ve yüksek bağıl nemde depolanan fındıklarda
mikrobiyal kaynaklı invertaz enzimi, sukrozu parçalayarak glukoz ve
fruktoz oluşturmaktadır. Taze fındıkta 0.05 g/100g olan glukoz ve
fruktoz miktarlarının 0.1g/100g’ı aşması fındıkların eski yada kötü
depolanmış olduğunu göstermektedir. Sukroz miktarının 4g/100g’dan
2g/100g’a düşmesi fındıkların bozulduğunu göstermektedir.
FINDIKTA AFLATOKSİN SINIR LİMİTİ VE DENETİM MEKANİZMASI:
Fındık Hasat işlemlerinde aşağıdaki hususlara uyulması gerekmektedir;
2-
Bahçede bulunan ve farklı zamanlarda hasat olgunluğuna gelen farklı
çeşitler hasat olgunluğuna göre ayrı ayrı hasat edilmelidir. 14- Kuruyan kabuklu fındıklar hemen pazara götürülmeyecekse, temiz, rutubetsiz ve havalandırma özelliğine sahip bir depoda muhafaza edilmelidir.
FINDIĞIN BESİN DEĞERLERİ : 100 gr iç fındığın, orta üst aktiviteli bir işçinin (3500 kalori) gereksinimlerini karşılama durumu şöyledir:
Dünya Kuru Meyve Tüketim Oranları İç Fındığın Kullanım Alanları:
% 80 çikolata sanayiinde (kıyılmış, dilinmiş, öğütülmüş olarak)
bisküvi, şekerleme, tatlı, pasta, dondurma yapımında kullanılır. İç
piyasa ve ihracatta değerlendirilemeyen fındıklar, yağlık olarak
kullanılmaktadır. Çerez olarak ta tüketilir. Fındık Ham Yağının Birleşimi :
Allah fındığı verir ama kırmaz.
İnsanlar altın madenini bulmak için toprağın metrelerce altına iniyorlar, Giresun da insanlar altını fındık bahçelerine “Altın Ocaklar” da topluyorlar. Ürününüz bol kazancınız hayırlı ve bereketli olsun.
Abdullah KAPLAN Tarım Eğitim Tekniker.
Kaynaklar: 1-Tarım ve Köyişleri Bakanlığı eğitim yayınlar. 2-Üniversite ders kitapları ve yayınları. Favori olarak ekle (29) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 1149
Yorum yaz
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||
| Son Güncelleme ( Pazar, 15 Haziran 2008 ) | ||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Okulumuz |
| Haber Ekle |
| Fotoğraflar |
| Ziyaretçi Defteri |
| Site Haritası |
| İletişim |
| Arsin Radyosu |
| Bizi Tavsiye Edin |
| Arama |
| Bilgi Edinme |
| Anketler |
| Kan Grubu |
| İlanlar |
| Linkler |
| Şiirler |
| Vefat |
| Emlaklar |
| Haber Başlıkları |
| Bloklar |
| Player |
| Forum |
| Haberdar Olun |
| Muhtarlar |
|
1972 ve sonrası 1972-1976-1980-1984 yılı köyümüzün muhtarı Mahmut ATASOY'du... |
| 15/08/11 02:02 More... |
| By Mehmet ATASOY |
| www.arsinliler.com 1000 gündür... |
|
Tebrik Sevgili kardeşim,Hicri yılbaşınızı tebrik eder başarılarınız... |
| 17/12/09 09:12 More... |
| By Erdoğan Şahin |
| Kurban Bayramınız Mübarek Olsu... |
| çok güzel bir site olmuş bütün karaca köylülerinin bayramını... |
| 23/09/09 19:51 More... |
| By tatli_kız |
| Arsinde MYO sevinci |
|
myo ne zaman açılacak yeterli bi bilgi alamadık mümkünse myo nun ne zaman eğtime a... |
| 15/07/09 14:10 More... |
| By osman |
| Fındık krizi büyüyor |
| insanlara hak ettiklerini versinler |
| 13/07/09 09:38 More... |
| By ceylan |
![]() |
garizma (garizma) (2011-08-16 14:54:52) |
![]() |
devrem (mehmet atasoy) (2011-08-16 10:24:39) |
![]() |
Mehmet YILMAZ (Mehmet YILMAZ) (2011-01-20 00:29:05) |
![]() |
receppektas61 (Recep PEKTAŞ) (2011-01-02 20:47:08) |
![]() |
ramazan (ramazan atasoy) (2010-12-29 20:39:18) |
![]() | 41 registered |
![]() | 0 today |
![]() | 0 this week |
![]() | 0 this month |
![]() | Last: Mehmet YILMAZ |